Ankara'dan yeni tepeler 09.02.2010

Bugün (09.02.2010) havada hafif yağmur, 5-6 (meteorolojiye göre) derece civarında da bir sıcaklık vardı. Yani güzel bir hava En son 7 gün önce binmiştim motosikletime. Kurtlar kocaman oldu yani. İşte bugünkü rotam. Kısa bir çevre turu. Arcadium-Çayyolu'ndan (Fotoğrafta ortada) çıkış 13:00 yön kuzey-doğu.

Hafiften yağmur yağıyordu. Benzinimi aldıktan sonra Başkent Sanayiye arkadaşımı ziyarete gittim. Motosikletten inmeden ayak üstü pardon motor üstü biraz sohbet ettik ve Atatürk Orman Çiftliğine yöneldim. Karnımı doyurup öyle turuma başlayayım dedim. Karnımı doyurduktan sonra tam motora binerken pirinç tanesi büyüklüğünde dolu parçacıkları düşmeye başladı. Hem de ne düşüş. Ardından yağmur bastırdı. 5-10 dakika bekledim ama durmuyordu. Bindim motora Eskişehir yoluna yöneldim. Yoldaki duruma göre eve dönebilirim düşüncesi hakim olmaya başladı. 7-8 km sonra yağmur durdu. "Demek ki yola devam edilebilir" deyip bastım gaza.



Eskişehir yolu üzerinde Botaş'a gelmeden önce Yapracık Köyü yol ayrımından girdim. İleride puslu da olsa köy görünüyor.



Yapracık köyünden güneye doğru manzara. Ben burada fotopraf çekerken birisi geldi ve "Belediyeden mi geliyon abey" diye sordu. Herhalde arazinin fotoğraflarını çektiğimi düşündü. Fiyatlar artar mı acaba diye de tiyo almaya çalışıyor


Yapracık'tan panoramik bir görüntü.


Bu fotoğrafın büyük hali linkte. http://img214.imageshack.us/img214/2...anoramik01.jpg

Bazı arkadaşlar arabayla mı gittin, kendin mi gittin gibi sorular soruyorlar. İşte ispatı kendim gittim


Yapracıktan doğu yönüne giden yoldan devam etmeye karar verdim Sincan'a çıkıyormuş bu yol. Taşlık yol çamurlu yol olmaya başladı. Gidebildiğim kadar giderim, olmazsa dönerim diye düşündüm.






Bu fotoğrafın büyük hali linkte. http://img525.imageshack.us/img525/2...noramik02g.jpg




Bu fotoğrafın büyük hali linkte. http://img705.imageshack.us/img705/9...anoramik03.jpg

Buradan, fotoğrafta yolun görünebilen uç noktasına kadar gittim ve geri döndüm. Neden mi döndüm. Daha o tarafa yönelmişken şu bizim ünlü "Yusuf efendi" arkama binmiş meğer. Ağırlık yaptı tabi, yağmurda iyice yumuşayan çamurda kaymaya başladım. 4-5 kayma-düşme denemesinden sonra sağ salim bu fotoğrafı çektiğim noktaya dönebildim. Haydi düştüm ve yardıma gereksinimim var. Ne olacak? Kime, nasıl tarif edeceğim burayı? Deli miyim neyim. "Yusuf efendi" yi de burada indirdim. Ne gereği var bu kadar riske dedim. Yusuf'la seyahat hiç hoş değil.


Eskişehir yoluna dönerken buradaki ağaçlık bölgenin fotoğrafını çektim. Dikkat ederseniz civarda tek bir ağaç yoktu tepelerde. Burası Başkent Üniversitesinin Psikososyal Rehabilitasyon Merkezi (ismi atıyor olabilirim, tam hatırlayamadım) imiş. Oraya kadar gidip öğrendim.


Eskişehir yoluna çıkınca yönümü de Eskişehir'e doğru çevirdim. Deli gibi yağan bir yağmurda Karayoları Eğitim Tesisleri'ne kadar gittim. Neyse ki yağmur kısa sürdü. Orada TOKİ toplu konutları var. Ne zamandır merak ediyordum. İçeriye kadr girdim. Burası okul binası. Güzel bir binaya benziyor diye fotoğrafladım.




Asıl hikaye burada şimdi
Asfalt güzel ve temiz. Yol bölünmüş yol. Aydınlatma direkleri falan hepsi düşünülmüş. Gayet hoş. Ama en sondaki direğin 1-1.5 metre sonrasında yol bitiyor ve koskoca bir tepenin duvarı diyebileceğim bir yerle karşılaşıyorsunuz. Şaka gibi. O toprak duvara kadar asfaltı da aydınlatmayı da yapmışlar. Orada bıçakla keser gibi kesmişler. Henüz yerleşim alanı olmadığı için pek tehlikeli bir durum yok. 3-5 ay sonra insanlar taşınmaya başladıklarında burası hala böyle durusa o zaman ciddi tehlike var demektir. Düşünsenize gece arabanızla ilerliyorsunuz ve gümmm. Ne olduğunu anlamak bile mümkün değil neredeyse.


Karayolları Eğitim Tesisleri'nden çıkıp Ankara'ya doğru döndüm.


Bir kaç km sonra dayanamayıp ana yoldan sağa doğru giden tali yola girdim. Bu yol benim Şehitali köyüne götürecek.


İşte Şehitali köyü.


Bu fotoğrafın büyük hali linkte. http://img707.imageshack.us/img707/5...anoramik01.jpg

Şehitali köyü içinden bir kare.


Şehitali köyünün çıkışı. Fevziye Köyü'ne giden bu yol çukurlarla dolu.


Bu fotoğrafın büyük hali linkte. http://img708.imageshack.us/img708/2...noramik02q.jpg

500m kadar gidince bu çeşmeyi gördüm. 1-2 fotoğraf çekeyim dedim.







Bu fotoğrafın büyük hali linkte. http://img402.imageshack.us/img402/4...noramik03o.jpg

Fevziye köyü ileride görünüyor.


Fevziye Köyü içinde bir tur attıktan sonra Tuluntaş Köyü yoluna döndüm. Burada yol güzeldi. Durup bir fotoğraf çekeyim dedim. Saat de 16:24 olmuş.


Benzinlikten bu yana 88.5 km yol yapmışım.


Bu arada hava sıcaklığı da fena değil 3.4 derece. 34 dereece olmasından iyidir herhalde





Bu fotoğrafın büyük hali linkte. http://img705.imageshack.us/img705/4...noramik01y.jpg

Tuluntaş Köyü ve İncek yolu üzerinden eve gelene kadar bir daha durmadım. Saat 16:54.


Tam indim motoru kilitleyecektim ki aklıma Gemok'un toplantısı geldi. Oradaki arkadaşlarla tanışmamıştım henüz. Islak ve çamurlu bir tanışma olsun dedim. Henüz erken bir saat ama eve girersem bir daha çıkamam diye tekrar bindim motora ve Cafe06'ya geldim. Kimsecikler yoktu. 19:00 dan sonra geliyorlar dedi oradaki arkadaş.


Daha bir buçuk saatten fazla vardı. Bu kadar ıslak ve kirli bir şekilde beklemek istemedim. Geldiğimi ispat için de bu fotoğrafları çektim




Mesafe olarak kısa, zaman olarak uzun sayılabilecek oldukça keyifli bir tur oldu. Pardon "Yusuf efendi"li kısmı keyifsizdi.